Metin Ünlü

Metin Ünlü

metinunlu@sporvole.com

ÇİFTE KAVRULMUŞ LOKUM

Galatasaraylı taraftarlar uzun yıllardır yaşamadığı mutluğu dün gece doya doya yaşadılar.

Bir taraftan futbol takımının güzel bir oyun sonrası aldığı net 3-0'lık galibiyet, diğer yandan Basketbol takımının tarihinde ilk defa, basketbolun şampiyonlar ligine, Euroleague'e kalışı...

Taraftar daha ne istesin...

O nedenle Galatasaraylılar dün gecenin zevkini, keyfini çıkarabildiği kadar çıkarmalı...

Çifte kavrulmuş Hacı Bekir lokumu diye buna derler...

Gelelim Ankaragücü maçına;

İşte size 10 puanlık soru:
3000. Golü kime yazalım. Necip Türk spor medyası 15 gündür bu problem ile yatıp kalkıyor.

Ben çözümü buldum. 3000. Golü kendi kalesine atan Rajnoch'u Galatasaray devre arası transfer eder iş çözülür; gol de Galatasaraylı bir oyuncuya yazılmış olur...

Ama bu arada golü şimdi birisine yazmak gerekirse, topla son oynayan ve golün hazırlayıcısı Selçuk derim. Başka da tartışmaya gerek yok.

Şimdi 8 numaralı Selçuk formasını aman kaybetmesinler, imzalatıp borçları hafifletmek amacı ile satabilirler sevgili yöneticilerimiz...

Selçuk demişken, unutmadan söyleyelim:

Selçuk Galatasaray'ın yıllardır süren duran top hastalığına çare olacakmış gibi geliyor. Kullandığı duran her top rakip için tehlike olmaya başladı.

Güzel bir gelişme.

Yanı sıra Galatasaray'ın kalesine gelen duran toplardaki tehlike, özellikle Melo ile defansın dikkatli oyunu sayesinde bu yıl bitecekmiş gibi görünüyor.

Her geçen hafta Galatasaray üstüne koyarak gidiyor. Yavaş yavaş Terim'in istediği, Galatasaraylıların arzuladığı takım ve güzel oyun ortaya çıkmaya başlıyor.

Dikkat ettiyseniz Galatasaraylının yıllardır özlediği presli oyun, hırslı oyun kendini göstermeye başlıyor. Özellikle rakip defans çıkarken, forvet ve orta sahanın hücum presi, eski günleri akla getiriyor ve taraftarlara keyif aldırıyor. Topu alan her Ankaragüçlü oyuncunun karşısına hemen bir Galatasaraylı oyuncunun çıkması, gelecek için Galatasaraylı yandaşlara ümit veriyor sanırım... Zira bu oyun tarzı GALATASARAY'ın genlerinde ve ruhunda var. Bu ruh geri gelince GALATASARAY da geri geldi. Aslına döndü.

Engin; GALATASARAY'ın gizli kahramanı...

Bu oyuncu her geçen hafta üzerine koyarak oynuyor. Kendisinden beklenmeyecek derecede sakinliği de herkese parmak ısırtıyor. Devam Engin, devam... böyle oyna, Galatasaraylı'nın canını ye...

Kazım; kendisine yapılan eleştirilerden olumlu dersler çıkarmış. O'da harika bir gece yaşadı. Attığı gol klasına yakışır, ustalık isteyen nitelikteydi. Hırsı ve bitmeyen enerjisi de bir başka artısıydı. Demek Fatih hocanın bir bildiği varmış ki, bu oyuncu üzerinde bu kadar sabretti. Fatih Terim farkı işte bu.
Hocadan istenen de bu...
Haaaa, unutmadan; Kazım'ın gölünde Engin'e şapka çıkaralım ve yiğidin hakkını teslim edelim. Engin kendi ceza sahasında yaptığı savunma ile topu kapıp, ikiye bir ile topu Selçuk'a vermesi Engin adına bir başka övgü konusuydu.
Engin'i böylesine savunma yaparken hiç görmemiştik.
Demek ki, isteyince oluyormuş.

Sabri...!

Bu takımda sırıtan tek oyuncu.

Tamam, hırsına, iştahına, çabukluğuna bir diyeceğimiz yok.
Ama futbol için bu nitelikler yeterli değil.
Aslında GALATASARAY'da oynayan bir oyuncu için yeterli değil. Bu niteliklerin yanına yeteneği ve futbol bilgini, kaliteni, tekniğini eklemek zorundasın.
İşte Sabri'de bu sonuncalar biraz zayıf.
O nedenle kaliteli bu kadroda çok sırıtıyor.
Dağınıklığı ile, yetersizliği ile.
Bakalım Fatih hoca Sabri'ye ne kadar katlanacak.
Eğer iyi bir Eboue gelirse ve hoca da sağbekte bu oyuncuyu değerlendirirse Sabri kulübenin değişmez elemanı olur.
Bu, Sabri'ye bir dost uyarısı...

Sezonun ilk maçlarında eleştirdiğimiz GALATASARAY artık takım olmaya, yandaşlarına keyif vermeye başladı. Fatih hocanın eli, yavaş yavaş takıma dokunmaya başlamış.

Sanırım herkes gibi Fatih Terim'de geçmiş hatalardan ders çıkarmış. Ama bunda, dirayetli, bilgili başkan ve yönetimin de katkısı olduğunu unutmamak lazım. Fatih Terim'den tek adamlık gömleğini alınca, hoca da rahatladı, kendileri de... bu sayede taraftar da özlenen, beklenen GALATASARAY'ye seyretmeye başladı.

Umarım böyle de devam eder.